»-(¯`v´¯)-».....WeLCoMe.....»-(¯`v´¯)-»

11/3/2006 - düsün...


                                                                      

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/3/2006 - blue

2001 yılının Mayıs ayında Blue adında yeni bir grup, ilk single çalışmasını yayınlayarak müzik dünyasına adımını attı. Kısa bir süre sonra, büyük bir hızla ün kazanan topluluk Brit ödüllerinde "En İyi Çıkış Yapan İsim" ödülüne layık görüldü.

Londralı Duncan Matthew James (07/04/1979), Anthony Daniel Costa (23/06/1981), Lee Ryan (17/06/1983) ve Simon Solomon Webbe (30/03/1979) adlı dört genç arkadaşın oluşturduğu Blue, "All Rise"la İngiltere listelerine 4 numaradan girdi ve bir buçuk ay boyunca ilk beşte kalmayı başardı. Tanınmalarında büyük pay sahibi olan bu albümün ardından "Too Close" ve "If You Come Back" piyasya çıktı. Daha büyük başarılar kazanarak bir numaraya yerleştiler ve 200.000 bin kopya sattılar.

Grup, albümleriyle sadece İngiltere'de 1 buçuk milyon müziksevere ulaştı. "All Rise" adlı çalışma, pek çok dergi ve eleştirmen tarafından yılın en ateşli, zeki ve eğlenceli albümlerinden biri olarak değerlendirildi. 2001 yılını çeşitli törenlerden ve yarışmalardan kazandıkları, ve başarılarının somut birer kanıtı olan çok sayıda ödülle kapatan grubun, bir sonraki yıla da damgasını vuracağını tahmin etmek için müzik eleştirmeni olmaya gerek yoktu.

Beklenen gerçekleşti ve çeşitli konserlerle, TV çekimleri ve radyo programlarıyla çalışmalarını sürdürüp, yılın son aylarında da "One Love" adlı single çalışmayı sunarak ünlerine ün kattılar. İkinci Blue albümüyle aynı adı taşıyan bu single, listelere ilk beşten hızlı bir giriş yaptı. Birbirinden itibarlı şarkı yazarlarının ve yapımcıların imzasını taşıyan albüm, kaliteli r&b şarkılardan oluşuyor ve grubu kariyerlerinde bir üst noktaya taşıyordu. Üstelik her türlü ruh haline hitap edebilecek çeşitlilikte de bir içeriğe sahipti.

Blue'nun, ülkemizdeki yabancı müzik piyasası da dahil bir çok ülkede iyice tanınmasını ve daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan çalışma, albümde yer alan "Sorry Seems To Be The Hardest Word" isimli şarkıydı. Elton John'un 1976 yılında bestelediği bu güzel parça, grubun düzenlemesiyle yeniden büyük ilgi gördü. Geçtiğimiz Kasım ayında single olarak da yayınlanan şarkı, grubun kolektif anlayışına çok uygundu.

İkinci Blue albümü "One Love"ın yayınlanmasından bir süre sonra Simon, Anthony, Lee ve Duncan, İngiltere'nin büyük bir kısmını ve İrlanda'yı içine alan ilk geniş çaplı turnelerine çıktılar.

Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/3/2006 - venessa mae

Asıl adı Vanessa-Mae Vanakorn Nicholson olan genç müzisyenin hayatı tam bir başarı öyküsü. Dünya onu Vanessa - Mae olarak tanıdı ve sevdi. Vanessa, 27 Ekim 1978'de, Singapur'da doğdu. Tam 196 yıl önce, aynı tarihte bir başka büyük müzisyen; Paganini doğmuştu. Ne tuhaf rastlantı, değil mi? Vanessa'nın annesi Çinli, babası Taylandlı. Vanessa 3 yaşında piyano dersi almaya başladı. Annesiyle babası boşanınca, daha 4 yaşındayken İngiltere'ye taşındı ve İngiliz vatandaşı oldu. Annesi Pamela bir avukatla; Graham Nicholson ile evlendi. Yarı-profesyonel bir piyanist olan Pamela çocuğundaki büyük yeteneğin ilk kaşifi oldu. Vanessa 1985 yılında, henüz beş yaşındayken keman çalmaya başladı. Kemanla tanışmasında üvey babasının payı büyük. Graham Nicholson da hobi olarak keman çalıyordu. Vanessa'nın altı yaşındayken tanıştığı bir piyano hocası, onun çarpıcı yeteneğine hayran kalmıştı. Vanessa 8 yaşında Çin'e gitti ve orada Devlet Konservatuarı'na kaydoldu. 1989'da on yaşındayken ilk kez bir orkestrayla birlikte konser verme fırsatını elde etti. 12 yaşında geldiğinde bir ilk uluslararası turnesine çıktı ve bütün dünyaya ne denli yetenekli bir müzisyen olduğunu kanıtladı.

Dünyanın en güzel insanlarından biri

Annesi, kızının daha fazla ünlü olmasını ve daha iyi şartlarda çalışmasını arzuluyordu. Bu nedenle sıkı bir menajer arayışına girdi ve sonunda menajer Mel Bush ile tanıştı. 13 yaşında Vanessa ve menajeri Mel Bush, EMI Plak Şirketi'yle görkemli bir anlaşma imzaladı. Bugün Britanya'nın en fazla para kazanan kadın sanatçıları listesinde en üst sıralarda. Dünyanın en popüler enstrümantistlerinden biri olduğu da bir gerçek. Jean Paul Gaultier'in 1999 İlkbahar/Yaz koleksiyonunu tanıtmak için Paris'te ünlü mankenlerle birlikte podyuma çıktı. People dergisi onu dünyanın en güzel insanlarından biri olarak ilan etti. Yani sadece yeteneği değil, güzelliği ve karizmasıyla da o bir dünya starı.
Vanessa'nın popüler müzik kariyerini incelemeye devam edersek, onun 1991'de çıkardığı Violin adlı albümden söz etmemiz bir zorunluluk. Bu albümün gelirini bir hayır kurumuna bağışlayan sanatçı, 1992'de elektro keman çalmaya başladı. EMI ile anlaşma imzaladıktan sonra, dünya pop müzik piyasasına "techno acoustic fusion" tarzının öncülerinden biri olarak tanıtıldı. EMI destekli albüm "The Violin Player", piyasaya sürülmesinden çok kısa bir süre sonra onlarca ülkede liste başına çıkıverdi. 1996'da Vanessa-Mae, En İyi Kadın Sanatçı dalında Brit Ödülleri'ne aday oldu. Popüler müzik dünyası, klasik müzik tedrisatından gelen, bu disiplinli ve yaratıcı kadını benimsemişti artık. Vanessa zorlu bir kulvarda en önde koşmayı başarmıştı. Brit Ödülleri'nde bu kulvarda aday gösterilen gelmiş geçmiş yegane klasik müzik sanatçısı ve enstrümantalist Vanessa -Mae 'ydi. Vanessa, klasik müzik konusundaki iddiasından hiç vazgeçmedi, popüler albüm çalışmalarının yanında "The Classical Album" gibi serilerle eğitimini aldığı dalda da üretkenliğini gösterdi.
16 Temmuz'da White Bird adlı yepyeni single'ı ile hayranlarını selamlıyor.


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/3/2006 - destiny's child

Bugün üç genç kadından oluşan Destiny's Child, 1990 yılında kuruldu. Grubun ilk kadrosunu; onları kısa sürede yıldızlığa taşıyacak Music World Management'dan Mathew Knowles bir araya getirdi. Başlangıçta ekibin çekirdeği olan LaTavia ve Beyonce'a, daha sonra çok genç olan diğer iki kız da katıldı. "Star Search" adlı yarışmaya katıldıktan çok kısa süre sonra, 1992 yılında gruba Kelly dahil oldu. Tabii grup sık eleman değişiklikleri içinde, kendi tarzını da dönüştürmeyi başardı ve kısa sürede kaliteli bir sound yakaladı. 1993'te LeToya'nın da katılımıyla kadro tamamlandı.

Destiny's Child elemanları çocuk yaşta büyük sükse yaptı. Şarkı söylemek isterken rap kategorisine konan grubun tarzını tanımlamak için yeni bir hip-hop kategorisi dahi düşünüldü. Bu deneyimler ve eleştiriler onlar için çok eğitici oldu. Özellikle Houston'daki etkinliklere gelen Immature, Dru Hill, Nas EFX, ve SWV gibi isimlerin alt grupluğunu üstlendiler ve onlardan destek gördüler. Destiny's Child ses getiren sahne performansları sonrasında büyük bir plak şirketinin, Columbia Records'ın ilgisini çekti. Columbia Plak Şirketi, kızlarla sözleşme imzalamakta tereddüt etmedi. Bu, onlar için dönüm noktasıydı. "No No No," single'ı ile çıkış yapan grup 1997'de Wyclef Jean, Pras, Sylvia Bennett Smith, Jermaine Dupri gibi önemli isimlerin katkılarıyla ilk albümünü çıkardı. Albümde bazı klasik R&B şarkılarının yeni yorumları da yer almaktaydı.

1999'da The Writing's on the Wall albümü çıktığında artık olgunluk çağını yaşıyorlardı. Bu çıkışları aynı zamanda boy-band'ler ve girl-band'ler arası çekişmeleri artıroyordu. Tam bir rekabet dönemine denk düşmüştü yükselişleri. Sürekli yeni yetme erkek topluluklarıyla kıyaslandılar. Ama yorum yetenekleri ve müzik konusunda güçlü temellere dayanmaları onları bu kargaşalardan kurtardı.

Grupun eski üyeleri Farrah Franklin, LeToya Luckett , LaTavia Roberson solo çalışmalarla uğraşıyorlar. Bugün Destiny's Child'ın kadrosunda Beyonce Knowles , Kelly Rowland ve Michelle Williams bulunuyor. Beyonce Knowles, ekibin beyni durumunda. Beyonce'un babası, topluluğun menajerliğini yapıyor. Eski elemanlar, bu durumdan rahatsızlık duydukları için ve baba Knowles'ın kızının çıkarlarını ön plana aldığı gerekçesiyle dava açmışlardı.

Şimdiden Supremes ve Emotions gibi klasik gruplarla karşılaştırılmaya başlayan Destiny's Child, iyi kurgulanmış bir birlikteliğin ve istekli çalışmanın başarılı bir ürünü ve daha çok başarılara imza atacağı kesin.Grup son günlerde Survivor isimli yeni albümüyle gündemde. Onlarca ünlü prodüktörün elbirliğiyle ortaya çıkardığı Survivor şimdiden Destiny's Child'ı pop tarihine yerleştirdi bile.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/3/2006 - shakira

Shakira Isabel Mebarak Ripoll

Lübnan asıllı bir baba ile Kolombiya'lı bir annenin kızı olan Shakira Isabel Mebarak Ripoll 2 Şubat 1977'de Kolombiya'da doğdu. Sahne kariyeri çok küçük yaşta başlayan Shakira ilk bestesini 8 yaşında yaptı. 1991 yılında henüz 14 yaşındayken Magia (Sihir) adlı ilk albümünü Sony firmasından çıkardı. Magia albümü Shakira'ya uluslararası bir şöhret getirmedi ama ülkesi Kolombiya'da bir isim yapmaya başlamasını sağladı. 1993 yılında ikinci albümü Peligro (Tehlike)'yu çıkardı. Şarkıların sözleri ve müzikleri kendisine ait olan bu ilk iki albüm genç Shakira'nın yeteneklerini gösteriyordu ama ticari anlamda çok başarı kazanamadı.

1993'den 1995'e kadar okulunu bitirmek için müziğe ara verdi. Bu süreç içinde sonuçlarını daha sonra alacağı rock'n roll ritimleri ve Arap tınılarıyla ilgilendi. 1995'de Pies Descalzos (Çıplak Ayaklar) adlı albümünü çıkardı ve albüm 8 ülkede bir numara oldu. 1998'de çıkardığı Dónde Están Los Ladrones? (Hırsızlar nerede?) albümü Shakira'nın önceki albümünden de büyük bir uluslararası başarı kazanmasını sağladı. Albüme damgasını vuran Ojos Así adlı parça Shakira'nın babasından edindiği Arap müziğinin açık etkisini taşıyordu.

2000 yılında MTV'deki unplugged konseri albüm olarak yayınlandı ve albüm "En İyi Latin Pop Albümü" dalında Grammy ödülü aldı.

Beraber çalıştığı Gloria ve Emilio Estefan Shakira'nın İngilizce şarkı söylemesinde öncü oldular. Gloria Estafan "Ojos Asi"yi İngilizce'ye çevirmeyi teklif etti. Shakira kendi şarkılarının üzerindeki kontrolü koruyabilmenin en iyi yolunun İngilizce'yi öğrenmek ve İngilizce'sini kendisinin yazmasının olduğuna karar verdi.

2001 yılında ilk İngilizce albümü Laundry Service (Servicio De Lavanderia / Çamaşır Servisi) yayınlandı. İngilizce şarkıları ve yeni sarışın imajıyla Shakira tüm dünyada zirveye çıktı ve bu albümle gerçek bir star oldu.

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/3/2006 - biritney spears


Britney Spears, 2 Aralık 1981'de Amerika'nın Kentwood eyaletinde dünyaya geldi. Müziğe olan düşkünlüğü sebebiyle genç yaştan bir çocuk dans grubuna girdi ve ardından Disney'in çocuk programlarından birinde görev aldı. Britney, 8 yaşında görev aldığı bu programın ayrıca en küçük üyesiydi. Bu programda dikkat çeken ve bir anlamda yapımcıların ilgi odağı olan genç şarkıcı, Broadway Dance Center'da eğitim görmeye ve televizyon reklamlarında oynamaya başladı. 3 yıllık dans ve müzik eğitiminin ardından 15 yaşındayken bir pop grubuna girdi ve ertesi sene ilk albümünü çıkardı. Henüz 18 yaşındayken Britney Spears, Baby One More Time parçasıyla olay yarattı ve müzik listelerini altüst etti.

Özel Bilgiler
- Britney Spears, çevresinde genelde takma adıyla çağrılıyor. Takma adları da bir hayli ilginç: "Bit-Bit" ve "Brit".

- Alışveriş yapmayı, sinemaya gitmeyi, kitap okumayı ve yüzmeyi çok seviyor, oyuncak bebek kolleksiyonu yapıyor. Basketbol, golf ve tenis oynuyor.

- Ayaklarını güzel bulmuyor.

- Etkilendiği kişiler Mariah Carey, Whitney Houston ve Otis Redding.

- En sevdiği aktörler Tom Cruise, Mel Gibson, Brad Pitt ve Ben Affleck.

- En sevdiği sinema filmleri "My Best Friends Wedding", "Steel Magnolia's" ve "Titanic".

- Pizza, sosisli sandviç ve makarnayı çok seviyor ve Sprite içiyor.

- Uzun saçlı erkeklerden hoşlanıyor

Albüm Adı   Şarkı Adı
  ...Baby One More Time   (You Drive Me) Crazy
  ...Baby One More Time   ...Baby One More Time
  ...Baby One More Time   Born To Make You Happy
  ...Baby One More Time   E-Mail My Heart
  ...Baby One More Time   From The Bottom Of My Broken Heart
  ...Baby One More Time   I Will Be There
  ...Baby One More Time   I Will Still Love You Duet With Don Philip
  ...Baby One More Time   Soda Pop
  ...Baby One More Time   Sometimes
  ...Baby One More Time   The Best Goes On
  ...Baby One More Time   Thinkin' About You
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/3/2006 - avril lavinge

"Hiçbir şey ama sıradan" Avril Lavigne'i anlatırken kullanılabilecek en kibar söylem bu olsa gerek. Punkçı bir patenci , dinamik bir ruh ve gerçek asi bir çocuk. 2 yaşında çok az çocuk vardır ki insanları sesiyle ve karakteriyle bu derece coşturabilsin. Küçük bir kasaba çocuğu , sınıfında bile sakin oturamayan ama kendini göstermek için yeterli güvene sahip ve sadece kendi başına New York'a ve Los Angelas'a kadar şarkılarını duyurabilmişti. Daha 17 yaşındayken şöhreti yakalamak için hep önlerde ve hep canlı bir çocuktu ve yine tek başınaydı. " Dışarı çıkıyorum ve sadece kendim olmaya çalışıyorum. Ne hissediyorsam onu yazıyorum ve başkalarının ne düşündüğü beni hiç ilgilendirmiyor" diye konuşuyor Avril. "Hissettiğim gibi giyineceğim , hissettiğim gibi davranacağım ve hissettiğim gibi şarkı söyleyeceğim"

Avril ilk single Cd'sinde "Let Go" gerçek bir lirik sitilde olması gerektiği gibi yüksek tonajlarda vokaller ve kristal-kesin sesler kullanmıştır. "Anything But Ordinary" kişiliklere , öz benliklere seslenen bir yapıttı. "Complicated" şarkısı ise gitar eşliğinde oluşturulmuş basit bir besteydi ve "Anything But Ordinary" dinleyenlerini daha da derinlere yöneltti. "I'm with you" şarkısı Avril'in insancıl ve merhametli yönlerini yansıtmaktadır. Fakat "Loosing Grip" ve "Unwanted" şarkıları kişiliğinde saklı kalmış yenilginin ve reddedilmişliğin getirdiği tüm çığlıkları yansıtır. Avril'in hayat hakkındaki tecrübelerini anlatan şarkı ise "My World" ve metafarik "Mobile" yapıtlarıdır. Avril "Rüyalarımı gerçekleştirmek için bu kuşkulu yola çıktım. Bütün yerlerin üzerindeyim sanki. Bir oradayım bir burada. Her gün farklı yollardan geçiyorum" diye konuşuyor. "Bu benim yaşam sitilim , normal bir yaşam istemezdim. O zaman sıkılırdım."

Görülüyor ki ; Avril böyle bit vahşet için yaratılmış. Hep ilginin odak noktası olmayı isteyen küçük bir çocuk. Napanee , ontario gibi nüfusu 5.000 üzerinde olan bölgelerde çok kolaylıkla şöhreti yakalayacağı beliydi. " Bunun yapmak zorunda olduğum bir şey olduğunu biliyordum." diye konuşuyor Avril. "Küçük bir çocukken yatağımın ortasında oturup kendimi sahnede düşünüyordum , sesimin yükselebileceği kadar bağırıp çevremde binlerce insanın olduğunu hayal ederdim." Sessizce yatak odasından çıktı ve şarkılar söylemeye başladı. Onun için zaman ve mekanın önemi yoktu , kiliselerde İncil şarkıları söylemeye başladı , Festivallerde vokalcilik yaptı , toplantılarda yerel şarkılar söyledi ve zaman zaman yetenek yarışmalarına katıldı. Bütün bu çabalar Arista Records şirketinin onu keşfetmesine kadar yaptıklarıydı.

NYC'ye bir gezide , Avril Antonio LA Reid'in ilgisini çekti. Antonio "LA" Reid Avril'e Arista firmasıyla bir anlaşma yapmasına yardımcı oldu. Bundan sonra Avril Manhattan!a taşındı ve cingle CD'si üzerine çalışmalarına başladı. Bunu Avril'in yaratıcı çalışmaları takip etti. "Yazmayı çok seviyorum" diye konuşuyor Avril. "Gerçekten sıkıldığımı hissettiğimde ve başa çıkamayacağımı düşündüğümde hemen gitarıma koşuyorum. Gitarım çoğu zaman bana bir terapist gibi geliyor" diye ekliyor.

"New York" çalışması sırasında artık tamamen stüdyoda yaşamaya başladı fakat yaptığı çalışmalar başlangıçta başarı getirmedi. "Gerçekten çok yetenekli insanlarla çalışıyordum ama bunu hissedemiyordum. Yapılan bu çalışmalar gerçekte beni yansıtmıyordu." diye itiraf ediyor. "Ve sonra albümümün şarkı sözlerini başka insanların yazmasını istediler ama ben kendim yazmalıydım , kendi müziğimi kendim yazmalıydım. Bu dönemler gerçektende stresli zamanlardı. Fakat hiçbir zaman vazgeçmeyi düşünmedim." Bunun yerine Avril sahil kenarı bir yer seçti ve Los Angelas'a gitti. Los Angelas ona ihtiyacı olan ortamı sağladı.

Avril Las Angelas'da yapımcı Clif Magness'le tanıştı. "Ve tam aradığım adamı buldum" diye anlatıyor. Avril ; ekliyor "Tamamen birbirimize uyum sağladık çünkü sadece beni yönlendirdi, beni anladı ve bana kendi istediğimi yapma izni verdi. "Let Go" ve Magness şarkıları yavaş yavaş hayran kitlelerini arttırdı ve ünlü yapım şirketi Matrixle bir sözleşmeyi beraberinde getirdi. Sarah Mclachan , Dido , Coldplay ,Branaked Ladies ve Sun gibi ünlü müzisyenlerle çalışan Network Managment firmasıyla anlaştı.

Albüm tam olarak şöhreti yakalamadan Avril mutlu olamadı. "Geçen yıllarda gerçekten yazmayı öğrendim."Complicated" aslında özel bir insana yazılmış bir şarkı değildi. Temelde hayatı anlatıyordu , insan ilişliklerini ve birbirini aldatmalarını anlatıyordu" diye konuşuyor Avril. Şarkılarında biri "Losing Grip" eski erkek arkadaşlarından birine yazılmış bir şarkıydı. Bu konu hakkında Avril şöyle söylüyor ; "Eski erkek arkadaşlarımdan biriydi ve bana duygusal yönden istediğim hiçbir şey vermedi" Avril gülüyor ve ekliyor; "Şimdi bu benim için hiç de sorun değil.Onun sayesinde güzel bir şarkım oldu !"

Şimdi Avril'in albümü tamam ve sahneye çıkıp şarkılar söyleyip çalmak için sabırsızlanıyor. Erkeklerle skate yaparken çevresine bakıp gülümsüyor ve bu hali ile alay ediyor. Bu halinin çocukluğundan farklı olmadığını düşünüyor ve ekliyor ; "Her zaman yaramaz bir çocuktum ve sanırım hala öyleyim. Kışın hokey oynardım , yazları da basketbol. Erkeklerle oynamayı çok severdim."

Fakat Avril'in müziği hem bayanlara hem de erkeklere hitap edecek kapasitede ve birkaç maceracının dinleyebileceği müziğin de ötesinde bir yerlerde.Ve tüm insanlığa ulaşmayı hedefleyen bir yerlerde. "Dışarıda , onların yanında olmak için daha fazla sabrım kalmadı.Bütün dünyaya Rock'u dinletmek istiyorum. İnsanların, yaptığım müziğin gerçekliğine ,dürüstlüğüne ve gerçekten kalbimden geldiğine inanmalarını istiyorum.

Avril gerçek , bu tamam ama sıradan mı ? Hiçbir şey fakat ...

Albüm Adı   Şarkı Adı
  Dont Tell me   Don't Tell Me
  Dont Tell me   Take Me Away
  Let Go   Anything But Ordinary
  Let Go   Complicated
  Let Go   I'm With You
  Let Go   Losing Grip
  Let Go   Mobile
  Let Go   My World
  Let Go   Naked
  Let Go   Nobody's Fool
  Let Go   Skater Boy
  Let Go   Thins I'll Never Say
  Let Go   Tomorrow
  Let Go   Too Much To Ask
  Let Go   Unwanted
  My World   Anything But Ordinary
  My World   Basket Case(Green Day cover)
  My World   Complicated
  My World   I Don't Give A Damn (Bonus Track)
  My World   I'm With You
  My World   Knockin' On Heavens Door
  My World   Losing Grip
  My World   Mobile
  My World   My World
  My World   Naked
  My World   Nobody's Fool
  My World   Thing's I'll Never Say
  My World   Tomorrow
  My World   Too Much to Ask
  My World   Unwanted
Yorum (21) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

MANGA_BITTI RÜYA............ Bir kez gelmissin bu saçma dünyaya Olanlari unutmak çok zor inan bana Sevdigin insan bile artik yalan söylüyor Yasadigin anilar aci vermeye basliyor Bir köprüden geçiyorum Mutlu gibiyim sanki Geride bir kent biraktim bir de sevgili Rüya mi bu, gerçek mi inan anlamiyorum Bu sehir beni içine çekiyor Kendimi alamiyorum Olanlar yetmez gibi bir de mesaj geliyor 'Mutluluklar, hosçakal.Birer birer zirvalaniyor Iyice dagitmak için biraz daha içiyorum Sonra oturmus mal

Son Yazılarım

düsün...
blue
venessa mae
destiny's child
shakira
biritney spears
avril lavinge

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Arkadaşlarım

karacocuk
akasyalar
kardelendiyari
russian
eglencee
xcanimx
gril
bluerose
bereket
xhulya
kumralbomba
toni
hepsii
butterflys
revalenette